Oya Baydar’dan Devlet ve PKK’ye çağrı

Oya Baydar’dan Devlet ve PKK’ye çağrı

 Oya Baydar’dan Devlet ve PKK’ye çağrı

09.04.2020 - 17:43

Güncelleme : 09.04.2020 - 17:43
t>

Oya Baydar’ın T24’de ki yazısı şu şekilde: En etkili kendi ülkem için, PKK ve bütün silahlı yapıların silah bırakmasını; Devletin savaş, bütün Kaynakların çatışmalara oğul vermesini ettik ettik Maddi olanakların Küresel düşman Covid-19’a Karşı mücadeleye yöneltilmesini Talep ediyorum 
Dün gelen on iki haber, ne zamandır yazmayı düşünüp de Koronavirüs salgını NEDENİYLE ertelediğim yazıyı yazmaya zorladı. Bütün televizyonların ve internet sitelerinin son dakika koduyla ilgili, Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde orman işçilerini taşıyan kullanım geçişi için patlatmalan el yapımı patlayıcıyla beş köylünün hayatını terörist hava harekâtında etkisiz hale getirildi “altyazısını geçiyordu televizyonlar.

Sözü uzatacak, karından konuşulacak günlerde değiliz. Kısa ve öz: Bu küresel felaket dönemi, ama şiddet tekeline sahip olan devlet ama şu veya bu silahlı yapılar, bir geçirmeden çatışmalara son vermeli, silahları susturmaktadır. Doğaya karşı işlediğimiz günahları hatırlatıp insanları acımasız biçimde uyaran virüsten daha zalim, daha öldürücü olmanın vebali vardır. 

PKK silahlı mücadeleyi bırakmalı, bunu ilan etmeli
Gün boyu, PKK’nın Diyarbakır Kulp’ta meydana geldiği terör saldırısının ilgili bir açıklama yapmasını, üstlenmesini veya reddetmesini, mesela saldırının bir provokasyon olduğunu açıktır bekledim. Saf yazının özü ve silah bırakma çağrım değişmeyecekti. Çünkü, bu denli hassas bir İşte, Koronavirüs günlerinde siz elde silah dolaşımı, bomba, mayın patlamasıyorsanız, -hatta dolaşmayıp bir arada saklansanız bile- her türlü şiddet olayı, terör saldırısı sizden bilinecektir. Ve Kürt siyasî hareketini, Kürt halkını tepelemek için fırsat kollayanlara istediklerinden âlâsını sunuyoruz. HDP’li Belediye Başkanı dahil, HDP’lilerden ve halktan çok önemlidir gözaltına alındığından herhalde haberiniz vardır.

Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (ELN) ülke halkını perişan eden Covid-19 salgını nedeniyle. Aynı günlerde, Afrika’nın IŞİD’i denilen Boko Haram silahlı örgütü Çad ordusuna ait silahlı birliklere saldırıp 98 askeri öldürdü, hemen ardından Nijerya’da bir kız okuluna saldırıp 110 genç kızı kaçırdı.

Kulp’taki olayın ardından, “ELN mi olmaktan Boko Haram mı?” diye geçirdim içimden. Altını çizerek tekrarlamak istiyorum. Bu olay Güneydoğu’da operasyonların sürmesi, bunun için HDP’li belediyelerin oğlu kalanlarının da tasfiye açılması için kotarılmış bir provokasyon safra olsa, provokasyonları uygun ancak silah bırakma ve bunu Türkiye ve dünya kamuoyuna güçlü şekilde açıklamakla olur. Bu bir yenilgi ve zaaf değil tam da cesaret ve güç ispatıdır. 

Devlet tarafına gelince…
Devletin, barışçı bir çözüm için attan niyeti gerekir; büyük, güçlü ve saygın devlet olmanın ölçüsünün “sayısı etkisiz hale getirilenler” in sayısı, yabancı bir kullanım topraklarında kaç kilometre ilerlemedir, hangi durumlarda Türk nüfuzuna geçtiği değil, korumaktır. 

Marifetmiş gibi, öldürülen insan sayısı, bombalanan toprak, işgal edilen bölge büyüklüğüyle övünmek bana utanç verici geliyor.

Üstelik şimdi farklı bir durum var. Bir virüs dünyayı gerçek bakın altüst ediyor. Süper güçlerin dev savaş sanayii, F-35’ler, S-400 ve daha fazla bilmem neler, insansız hava araçları, tanklar, toplar, obüsler küçücük bir virüse karşı çaresiz kalıyor. Koronavirüs’le savaşa ayrılması gereken kaynaklar bu anlamsız çalışır gidiyor. Bu şekilde, virüse karşı topyekûn savaş dışında her türlü savaş, çatışma, harekât, operasyon bütün anlamını kaybediyor.

Hani bir söz vardır: Bu kafayla gidersen askere, zor alırsın tezkere, diye. Sınırlı dışında, Irak’ta iki PKK’liyi öldürmek için hava harekâtı yapmanın gerek insanî, manevî ekonomik maliyeti safra, Koronavirüs günlerinde devletin olup bitenlere Fransız kaldığını gösterir. Hazinenin bir ayda gerekli 40 milyar TL açığın önemli bölümü savaş harcamalarından kaynaklanıyor. (Çünkü henüz zorunlu ekonomik-sosyal harcamalar hesaba tam olarak girmiş değil.) 

Siz hâlâ anlamadınız beyler!
Bilim insanları, düşünürler, ekolojistler, barışçılar, başka bir dünya mümkün diyen milyonlarca insan, artık eski konumlara, eski değerlere, düşüncelere, siyasetlere dönülemeyeceğini, yeni düşünceler, yeni çözümler arıyor. Koronavirüs belası bir süre sonra atlatılsa bile yeni virüsler, salgınlar, çevre felaketleri durmayacak. Ne var ki insanlığı bu duruma getiren vahşi kapitalist düzenin efendileri, Trumpgiller ve benzerleri, artık eski konumlarına dönemeyeceklerinin, ekonomik onarılamayacağının ayrılır değiller. Koronavirüs ve benzer belaları: mevcut sistemin zihniyetiyle, paranın insanları öncelemiyle, insani sanayi çarkları arasında ezmeye devam ederek, uluslararası dayanışma yerine ultra-ulusçulukla, dünya hakimiyeti ve güç rekabetini sürdürerek aşılırlarını hayal ediyorlar. Tıpkı virüs gibi, kendini mütasyona uğratarak krizleri atlatmaya çalışan kapitalizm, bir kez daha küllerinden doğsa da, yeni canavar bilinen eski model canavara benzemeyecek. Trumpgiller, koruyamayacaklar. Belki daha kötüleri gelecek, ama “eskiler” değil.

Krizi fırsata çevirme açıkgözlülüğünden bir adım ötesini göremeyen, böyle bir durum için ne plan programı olmayan, kitleleri Cumhurbaşkanı’nın kolonya hediyesiyle “sevindirmekten”, muhalefetle önce didişmekten başka siyaset bilmeyen bizim muktedirler de yarının dünyasında yerleriniz için olduğunuzu ayrılmaz değiller. Yaptıkları bütün hesaplar dünün dünyasına ait. Güçlü olmanın ölçüsü de hâlâ etkisiz hâle getirmek, muhalefetin ak dediğine kara demek, mümkün olduğunu fazla muhalifi hapishanelere atmak, Kürt siyasî hareketini, HDP’yi yok etmekten ibaret. 

Biraz dağılan sözün özü: Kimse eski dünyaya dönüleceğini; kısa, orta vadede çalışır, iktidarını koruyacağını hayal etmesin. Eski ekonomik, modellere, bildik güç ve nüfuz hamlelerine geri dönülemeyecek. Ne devlet ne de silahlı örgütler virüsten güçlü değil.

Birleşmiş Milletler’in çağrısına uyarak bütün dünyada silahlar susmalı, savaşlar sonlandırmaktadır. En etkili kendi ülkem için, PKK ve bütün silahlı yapıların silah bırakmasını; devletin savaş ve çatışmalara son vermesini, küresel kaynak Covid-19’a karşı mücadeleeye yöneltecektir talep ediyorum. 

Çünkü beka’mız şimdi gerçekten de tehlikede.

YORUMLAR