Ana sayfa Genel Güncel Öcalan’dan açıklama: Tecridi…

Öcalan’dan açıklama: Tecridi…

309
0

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulan tecride karşı süren açlık grevlerine dikkat çeken Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, “Tecridi sadece sözlü değil, pratikte de kabul etmediğimizi göstermemiz gerekir. Buna karşı daha fazla neler yapılacağı tartışılmalı ve bu tartışmaların ışığında alınan kararlar bir an önce hayata geçirilmeli” dedi. PKK Lideri Abdullah Öcalan,  27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatlarıyla,

5 Nisan 2015 tarihinden bu yana da İmralı Heyeti ile görüştürülmüyor. 50 Kürt siyasetçi tarafından başlatılan süresiz dönüşümsüz açlık grevi sonucunda 11 Eylül 2016 tarihinde Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, İmralı Adası’na gitmişti. O tarihten itibaren de Öcalan ile herhangi bir bağlantıya müsaade edilmeyerek uygulanan tecridi protesto eden Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tutuklu Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, 08 Kasım’dan bu yana süresiz dönüşümsüz açlık grevinde. Güven’in grevi 62’nci gününe girerken, aynı taleple tüm cezaevlerinde kalan en az 156 PKK’li tutuklu da süresiz dönüşümsüz açlık grevi yürütüyor. Tecride karşı herkesin ses çıkarması gerektiğini dile getiren Öcalan’ın ailesi, “cezaevlerindeki sessiz çığlığa ses olalım” dedi.  Öcalan’ın Halfeti’ye bağlı Ömerli (Amara) mahallesinde oturan yeğeni Ali Öcalan, tecride karşı bedenlerini açlığa yatıran tutukluları selamladı. Tecride karşı herkesin bir sözünün olması gerektiğini ifade eden yeğen Öcalan, sadece cezaevleri değil, dört parça da yaşayan Kürtlerin topyekun bir mücadele başlatması gerektiğini dile getirdi. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde 20 yıldır tecridin devam ettiğini, ancak önceleri yılda bir kerede bile olsa aile fertlerinin kendisi ile görüşebildiğini belirtti. Son 3 yıldır mutlak bir tecridin uygulandığını hatırlatan yeğen Öcalan, bu durumun ülkeyi tam bir kaos ortamına sürüklediğini söyledi. Öcalan ile görüşmelerin kesilmesinden bu yana ülkede savaşın daha da derinleştiğini vurgulayan Öcalan, ülkenin her geçen gün biraz daha çıkmaza girdiğine dikkat çekti.

Türkiye ve bölge cezaevlerinde yüzlerce tutuklunun tecride karşı açlık grevi başlattığını sözlerine ekleyen yeğen Öcalan, başta DTK Eşbaşkanı Leyla Güven ve diğer tüm tutukluların eylemini desteklediğini yineledi. Devletin cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerini dikkate alması gerektiğini de dile getiren yeğen Öcalan, açlık grevlerinin geri dönüşü bir yola girmeden tecridin ortadan kaldırılması ve tutukluların tüm taleplerinin bir an önce karşılanmasını istedi. Üç yıldır Öcalan’dan tek bir haber alınamadığını anımsatan Ali Öcalan, Ortadoğu haklarının Öcalan’ın sağlığı ve yaşamından kaygılandığını ve bu kaygıların ortadan kalkması için görüşme kanallarının açılması gerektiğini yineledi. Devletin Kürt halkına karşı tecridi gündeminden çıkarmadığını vurgulayan Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan da, tecrit politikasının kabul edilemez olduğunu, ancak bunun sadece söylemde kalmaması gerektiğini ifade etti. Tecride karşı acilen harekete geçilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Öcalan, şöyle devam etti: “Tecridi sadece sözlü değil, pratikte de kabul etmediğimizi göstermemiz gerekir. Buna karşı daha fazla neler yapılacağı tartışılmalı ve bu tartışmaların ışığında alınan kararlar bir an önce hayata geçirilmeli.” Tecride karşı verilen mücadelede her bireye sorumluluk düştüğünü dile getiren Öcalan, her bireyin kendi sorumluluğunu bilerek hareket etmesi gerekiyor, dedi. Dışarıda olan insanların sorumluluklarını cezaevlerine bırakamaması gerektiğini vurgulayan kardeş Öcalan, şunları söyledi: “Zindanlarda olan tutsaklar günün her anında mücadele ediyor. Onların üzerinde baskı çok. Evet dışarıda da baskı çok, ancak dışarıda daha yaratıcı ve daha büyük direniş göstermenin yolları da çok. 

Bu yüzden her birey bu sorumlulukla hareket etmeli ve buna uygun bir mücadele hattı ortaya çıkarılmalı.” Tecride karşı mücadelenin sadece cezaevlerinde sürmesinin ahlaki olmayacağını da dile getiren Öcalan, yaşamın her alanında, herkesin demokratik tepkisini ortaya koyması gerektiğini söyledi. Mücadele etmekten başka bir çarenin olmadığını da vurgulayan kardeş Öcalan, demokratik kamuoyuna ve uluslararası kuruluşlara duyarlılık çağrısında bulunarak, “Başta sivil toplum olmak üzere, toplumun tüm kesimlerini tecride karşı ortak bir tepki koyamaya çağırıyorum. Başta CPT olmak üzere uluslararası insan hakkı kuruluşlarının tecride karşı bir an önce harekete geçmesi gerekiyor” diye belirtti

Bir Cevap Yazın