Ana sayfa Genel Güncel HDP Sözcüsü Saruhan Oluç: Süleyman Soylu konuşmazsa…

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç: Süleyman Soylu konuşmazsa…

194
0

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, gündemdeki gelişmeler ve seçim sürecine ilişkin HDP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğa’ın, “Kürdistan’ı sevenler defolun Kuzey Irak’a” sözlerini değerlendiren Oluç, “Bavullarımızı topladık, biletlerimizi aldık. Birkaç gün içinde Irak’a doğru yola çıkıyoruz seçmenlerimizle birlikte. Gülüyoruz, ama aslında ağlanacak bir durum. Bir ülkenin cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı sıfatı ile dolaşan bir kişi,

6 milyon oy almış bir partiye, aileleriyle birlikte 20 milyondan fazla insana, ‘defolun gidin’ diyor” dedi. SOYLU KONUŞMAZSA EKSİK HİSSEDİYORUZ: Kendisi seçim çalışmalarını sürdürüyor. Geçen gün demiş ki, “Her konuşmamda bir iki kelime HDP üzerinde söz etmezsem eksiklik hissediyorum”. Biz de bir eksiklik hissediyoruz, eğer her gün Süleyman Soylu birkaç kelime etmezse. “Ne oldu, başına taş mı düştü?” diye düşünüyoruz. Geçmişte seçim öncesinde Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları değişirdi, bağımsızlardan olurdu. Bunun nedeni, bu 3 alanda partiler arası oluşabilecek eşitsizliğin önüne geçmekti. Sonra Anayasa değişikliği ile bu ortadan kalktı.

AKP bunu ortadan kaldırdı. Şimdi onun sonuçlarını görüyoruz. Geçmişte seçim güvenliğinin sorumlusu İçişleri Bakanları olurdu. Şimdi Süleyman Soylu, seçim güvensizliğinin bir numaralı müsebbibidir. Aslında geçmişte yapılanın ne kadar doğru olduğunun, şimdi yapılanın ise ne kadar yanlış olduğunun göstergesidir Süleyman Soylu. Kendisi AKP’nin söylemsel olarak tetikçisi ve faaliyet olarak da militanı gibi çalışmaktadır. Herkese ağır hakaret etmektedir. CHP’sine, İYİ Partisi’ne, Saadet’ine ağır hakaretler yağdırmaktadır. Tabii Cumhurbaşkanı Erdoğan hakaret edince, Soylu da hakaret etmekten geri durmamaktadır. Seçim güvensizliğinin bir numaralı müsebbibi, seçimlerin adil ve demokratik olmamasının bir numaralı sorumlusudur.

DİN İSTİSMARININ ÖTESİNE GEÇTİLER… (AK Parti Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar, Erdoğan’ı desteklemenin ‘imanın gereği’ olduğunu söyledi. Bu konuda ne söylersiniz? sorusu üzerine) Şimdiye kadar bu tür ifadeleri ‘din istismarı’ olarak tanımlıyorduk, öyle tanımlamak da lazım. Ama artık mesele din istismarının da ötesine geçti ve yerleşik bir sisteme doğru gidiyor bu durum. Bu kabul edilebilir değil. Bir siyasi partinin yöneticisinin, hele hele milletvekilinin bu şekilde konuşarak seçim çalışması yürütmesi insan hakları ve özgürlükler açısından içler acısı bir durumdur. Ne diyelim? Diyecek başka bir laf da yok aslında. Din istismarının ötesine geçtikleri nettir.