Eski Başkonsolos’tan Çok konuşulacak Demirtaş çıkışı

...

 Eski Başkonsolos’tan Çok konuşulacak Demirtaş çıkışı

11.10.2020 - 15:51

Güncelleme : 11.10.2020 - 15:51

Eski Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a mektup formatında kaleme aldığı yazısında, ” Çıkınca ünlü olacaksın ya tanımazsın artık belki bizleri. Hem bakarsın, seni beklerken dışarıda, ben senin yanına gelmişim içeri” ifadesini kullandı.

Aydın Selcen, Gazete Duvar’daki yayımlanan ‘Sevgili Selahattin’ başlıklı yazısında son haftadaki gazeteci yargılamalarını, Halk TV’ye verilen RTÜK cezasını, helikopterden atıldığı belirtilen vatandaşları, gazeteci Can Dündar’ın mal varlığına el konulmasını, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki seçimleri ve tezkerelerin Meclis’ten geçmesini yazdı.

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a mektup formatında yazılan yazıda Selcen “Senin derdin sana yeter, onu da biliyorum ama yazacaklarımı seninle bir hasbıhale dökmek geldi içimden. Özlemişim demek ki. Ne zaman yüz yüze görüşürüz bilemiyorum. Çıkınca ünlü olacaksın ya tanımazsın artık belki bizleri. Hem bakarsın, seni beklerken dışarıda, ben senin yanına gelmişim içeri. Olmaz olmaz deme, yazdım döktüm işte bak aşağı yukarı son bir haftalık ceraim raporunu” ifadelerini kullandı.

Selcen’in yazısından bir bölüm şöyle:

“… Ayşegül Doğan’a 15 yıl hapis cezası istendi. Köprü vazifesi gören Hrant Dink’in, Tahir Elçi’nin hedef alınıp, yok edilmesi gibi, IMC TV de kurum olarak imha edilmişti. İşte Ayşegül Doğan beni programına düzenli konuk yapmıştı bu işlere ayağımı alıştıran o günlerde.

Bir başka gazeteci, Evrensel’den Ender İmrek “Emine Erdoğan’a ‘güzel vasıf’ atfetmeyerek hakaret” iddiasıyla yargılanıyor. Bu defa savcı gerekçe göstermeye tenezzül etmemiş, “anlayan anlar” demeye getirmiş. Sen hukukçusun anlamışsındır. Ben anlamadım. Yahut başka şey anladım.

O arada Halk TV’de arkadaşım Levent Gültekin de “Azerbaycan’ı övmemek” kabahatinden toplumsal lince uğradı. Sonra RTÜK, Halk TV’ye aynı bahaneyle yine bilmem kaç gün kepenk indirme cezası verdi.

Osman Kavala’ya üç kere ağırlaştırmış müebbet istedi savcı. İdam cezası olsa idam edecekler demek bu. “Acı acı” gülümsemişsindir okuyorsan bu noktada. “Bak bak, bana mesleğimi öğretiyor köftehor” demişsindir içinden. Daha önce beraat ettiği Gezi davasından bu istenilen cezalar. Onu da hadi sen izah et, madem insan hakları avukatı olan sensin aramızda.

Van’da altmış yaşını geçkin iki yurttaşımız askeri helikopterden atıldı. Yurttaş dediğime bakma sen, bildiğin Kürt bunlar. Senin için de “Kürt” diyorum ya bazen, sosyal medyada “Zaza” diye düzeltiyorlar beni hemen. Affedersin Ermeni gibi bir şey galiba. Diyeceğim, bu olayı hemen takibe aldı devlet. Hemen derken işte tıbbi raporlar filan çıktı, on gün kadar süre geçti öyle. Ve işlem tesis etti, biz öyle deriz devlette. Olayı yazan dört gazeteci arkadaş gözaltına alındı. Ya ne olacaktı?

Gazeteci Can Dündar’ın mal varlığına el konuldu. Hani geçenlerde CHP bir uyanır gibi olduydu da Sayın Selin Sayek Böke, bu kamu özel işbirliği yöntemiyle yapılan köprü, otoyol vb. projeler için “oraya ‘kamunundur’ yazıp devam edeceğiz” dediydi. TÜSİAD da üzerine alındı, “mala-mülke çökmek hoş olmaz” yollu bir diş gösterdi.

YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.