Babacan’dan Erdoğan’a yaylım ateşi, HDP’ye Sancar üzerinden mesaj

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OL

Babacan’dan Erdoğan’a yaylım ateşi, HDP'ye Sancar üzerinden mesaj

 Babacan’dan Erdoğan’a yaylım ateşi, HDP’ye Sancar üzerinden mesaj

26.05.2020 - 18:45

Güncelleme : 26.05.2020 - 18:45

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, son günlerin en çok konuşulan siyasetçileri arasında.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın doğrudan hedef almaya başlamasının da etkisiyle Babacan’a hemen her gün bir ekranda rastlamak mümkün. 

Bu kez Halk TV’de Bayram Sohbetleri programında gazeteci Özlem Gürses’in sorularını yanıtlayan Ali Babacan, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi durumuna ilişkin olarak, “Ülkenin itibarı mahvolmuş durumda, ekonomi mahvolmuş durumda” ifadesini kullandı.

“Bunun sebebi; işini bilen insan sayısı çok çok azalması ve aynı zamanda kararların dar bir çevrede bir aile içinde ya da tek bir kişinin alması” diyen Babacan, “Ne zaman ki Cumhurbaşkanlığı forsu ile bir parti logosu yan yana konuldu o gün bugündür dikiş tutmuyor ülke. Mevcut anayasanın hükümlerine aykırı bu. Anayasada Cumhurbaşkanlığı tarafsızdır diyor. Cumhurbaşkanı tarafsızlık yemini ediyor. Bir partinin genel başkanı olan ve karşı tarafı düşman gören ve bunu her gün çıkıp söyleyen birinden tarafsızlığa uymasını nasıl bekleyeceğiz?” diye konuştu. 

Ana akım medyanın partisini yok saydığını ifade eden Babacan, “Bizim şu anda sosyal medyada yaptığımız en ufak bir etkinlik sosyal medyada ciddi izlenirken, takip edilirken, haber değeri çok yüksek şeyler olurken ana akım medya bunu görmüyor” eleştirisini yöneltti.“Ülkenin şartları çok kötü, ekonomik krizin tam ortasındayız” diye sözlerine devam eden Babacan, şunları kaydetti:

“Sistem kendi içinde çelişkiler ile dolu. Bu sistemle Türkiye’nin devam etmesi mümkün değil. Geçmiştekini yıkın yerine daha iyisini getirmeyin sonra Türkiye’yi yeniden inşa etmeye çalışın, bu mümkün değil.

Covid-19 öncesinde de Türkiye’nin ekonomisi hızla zayıflıyordu, kurumlarımız zayıflamıştı. Bütçenin durumu çok kötüydü, bunu kapatmak için Merkez Bankasının yedek akçelerini bir günde bitirdiler. Biz Covid öncesinde de krizden bahsediyorduk. Genç işsizliğin rekorunu biz virüsten önce de gördük. Zaten problemlerimiz çok büyükken şu anda bir de salgının etkilerini yaşıyoruz. Bu salgının ne kadar süreceği, aşının ya da ilacın ne zaman bulunacağı bilinmeyenler. Bunlar bilinmeyen olduğu sürece ekonomiye etkisinin ne kadar süreceği de belli değil açıkcası.

En kötüye hazır olmak lazım. Bütün dünya çok hızlı adımlar attı. Biz ortalama bir G20 ülkesi olsak milli gelirin yüzde 8’i kadar doğrudan bütçe harcaması yapmamız gerekiyor. Bunu Türkiye yapamadı, kaynak yok. Para bitti. İsraf, har vurup harman savurma. Türkiye’nin düzeleceği ihtimalini görmediğim için ve ekip olarak da görmediğim için yeni bir çalışma başlattık.”

HDP konusundaki düşünceleri de sorulan Ali Babacan, Mithat Sancar’a övgüde bulundu.

“İyi bir akademisyen. Benim gönlümden geçen siyasi partilerin Türkiyeli olmasıydı. Mithat Sancar’ın buna faydası olacağını düşünüyorum” diyen Babacan, “Yeter ki o düşündüğünü ve Türkiye için arzu ettiklerini gerçekleştirmek için alan açılsın onlara. Ben çok sevinirim” ifadesini kullandı ve ekledi: “Türkiye’deki bölücü terör örgütü, Türkiye’nin siyasetine de müdahil. Keşke siyasetin önü açılsa ve bu olmasa. Terör örgütüne karşı mücadelenin kesinlikle verilmesi gerekiyor. Eğer bir hak ve özgürlük mücadelesi varsa gelin hep birlikte bunu verelim. Şiddet bugünün yöntemi değil. Türkiye’de bununla bir yere varamazsınız. Silahlı mücadele bazen ülkelerin özgürlük mücadelelerinde yer alıyor, başka ülkelerde de bu var ama bugünün Türkiyesinde böyle bir şey yok. Buna gerek yok. Bugünün Türkiyesindeki yöntem siyaset ve meşru yollardır.”

İfade özgürlüğü konusuna da geniş bir parantez açan Babacan, şunları söyledi:

“Yine özgürlükler sınırlandırılmış durumda, insanlar rahat konuşamıyorlar. Bir korku iklimi var, içinde bulunduğumuz coğrafya karışık ve Türkiye’nin o coğrafyayı düzeltmek için en ufak bir katkısı yok.

Yine aynı hissiyatla, bu ülke için bir şeyler yapma hissiyatı ile bu siyasi partiyi kurduk. Yeniden Türkiye’yi ayağa kaldırabilmek için yeniden Türkiye için yeni bir şeyler yapabilmek için. Ekibimizle birlikte yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

Yine yakın çevremizden uyarılar geldi. ‘Karşınızda koskoca devlet gücü var’ dediler. ‘Yargıyı da içine alan bir devlet gücü var’ dediler. Niyetimiz iyi olduğu ve geçmişimiz tertemiz olduğu için, korkacak bir şeyimiz olmadığı için her şeyi göze aldım. Ülke bu durumdayken bir şeyler yapmamaya içimiz el vermedi.

Ülkem adına çok üzülüyorum. Kendim adına da üzülüyorum çünkü yılların emeği var. AK Parti kendi eli ile inşa ettiğini, kendi eli ile yıkıyor. O kadar inşa edilmiş başarıyı tekrar kendi elleri ile teker teker maalesef mahvediyorlar. Ülkenin itibarı mahvolmuş durumda, ekonomi mahvolmuş durumda. Bunun olmasında iki önemli sebep görüyorum. Birincisi insan kalitesi, işini bilen insan sayısı çok çok azaldı ve aynı zamanda kararların dar bir çevrede bir aile içinde ya da tek bir kişinin alması. İki tane önemli teşhis var burda. Biz tedavi için uğraştık ama olmadı, o bünyede tedaviyi imkansız gördüğümüz için yeni bir siyasi parti başlattık.”

Hiçbir birimde gruplaşma, hemşehricilik olmaz. Devlet buna izin vermemeli, olamaz. Tarikatlar ile bir pazarlığa girmek gibi bir ilişki şekli olmamalı.

Biz dar bir ideolojinin partisi olmak istemedik. Türkiye’deki farklı eğilimlerin ortak bir gelecek altında buluşabileceğini gördük. Geçmişte mutabakat zor ama gelecekte mutabakat daha kolay. Özgürlük sınırlandırılmasından herkes şikayetçi… Gençlerin hepsi biz kendimizi ifade etmekten korkuyoruz diyorlar. Gelecekte ne arzu ediyoruz? Öncelikle özgürlüklerin doyasıya yaşanması ve devletin bunun teminatı olmasını istiyoruz.”

YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.